home Türkçe Araştırmalar Geleneği koruyan Sultanın cihatçıları

Geleneği koruyan Sultanın cihatçıları

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve  desteği altındaki Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) 18 Mart’ta  Afrin şehir merkezini ele geçirerek Kuzey Suriye’de Kürtlerin yaşadığı Afrin bölgesinin işgalini tamamladılar.   Türkiye yönetimi Afrin bölgesinde olup bitenleri bir yana bırakarak hafif silahlarla savaştığı Kürtlerin   geri çekilmesi üzerine Afrin merkezine rahatça girdiklerini hemen hemen kahramanlık olarak  göstermeye başladı.

Afrin harekâtı  uluslararası hukukun ve ilkelerin ihlali ile  başlayarak,  öyle de devam ederek  sonuna erdi. Türkiye,  Kuzey Suriye’de bulunan Afrin bölgesine Suriye’nin izni olmadan  girerek  hiçbir hukuki gerekçeye dayandırılmamış    harekât gerçekleştirdi. Ortadoğu’da çalışan profesyonel gazeteciler ve istihbarat çalışanlarının haberlerine göre Türkiye’nin desteklediği ve himayesi altında bulunan  ÖSO, daha önce IŞİD, El Nusra ve diğer cihatçı örgütlerin saflarında savaşan  paralı cihatçılardan oluşturulmuştur. Daha önce  IŞİD’i yenilgiye uğratan  Kürt halkı,  kendilerini  düşman olarak gören eski IŞİD veya El Kaide cihatçıları ve Türklerin Afrine girmesinden sonra kendilerine karşı neler yapacaklarını tahmin ederek evlerini terk etmişti. Afrin’de savaştan önce yaklaşık 350 bin kişi yaşıyordu, Kürt yetkililerin bilgilerine göre şu an Afrin’i 200 bin sivil terketmiş durumda. Türkiye’nin  Afrin operasyonuna başlamasının sebebi Kürt koridorunu ortadan kaldırmak ve Afrin’i Kürtlerden temizlemektir.  Türkiye planlarını yerine getimek için  Afrin’de  çoğunluğu oluşturan Kürtlere yönelik bir etnik temizlik  uygulamkatadır. Türkiye, Afrin harekatına başlayarak   Türkiye’ye sığınan  Afrinlilerin Afrin’e geri dönmelerini sağlayacağını belirtiyordu, oysa  Suriye iç savaşı ateşinin   Afrin’e ulaşamadığından Türkiye’de hiç bir zaman Afrinliler olmamıştır, tam tersi Kürtlerin İŞİD’i Afrin’den uzak tutmayı başardığı için Afrin birçok insan için sığınak haline gelmişti. Türkiye Afrin’den Kürtleri temizleyerek orada gelcekte kullanacağı amacıyla kendisinin uygun gördüğü cihatçıları ve Sünni grupları yerleştirecek.

Erdoğan’ın ‘‘kahramanlar ordusu’’ diye hitap ettiği ÖSO Afrin kent merkezine girip girmez Afrinlilerin mülklerini, evlerini, işyerlerini, dükkanlarını, askeri binalarını yağmalamaya başladı. Yağmalamanın fotograflarını gören dünya bir an Orta Çağ dönemine geri gittiğini sandı. Tarih derslerinden bildiklerimiz üzere  toprakların fethedilmesinden sonra askerlere  belli bir süreyle  yağma izni veriliyordu. Örneğin 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmet  Bizans’ın başkenti Konstantinopolis’i fethetmesidnen sonra   fermanıyla askerlerine üç gün yağma hakkı tanımıştı. Kendisini sultan zanneden Erdoğan sultanlara özgü şu uygulamayı  nasıl gözardı edebilirdi? Ne fark eder ki şimdi 21 yüzyıldır? Bu arada 2011 yılında Suriye iç savaşının başlamasından sonra   Halep’te  yüzlerce fabrikayı yağmalayıp Kilis, Hatay,  Gaziantep’te satan, Suriye’nin tarihi eserleri ve petrolunun kaçakçılığından büyük paralar elde eden iktidarn bu yaptıklarından pek çok şaşırmamak gerek.