home Türkçe Araştırmalar Eski borç duygusu

Eski borç duygusu

Şubat ayında Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kadir Mısıroğlu’nu hastanede ziyaret etmişti.

Önce Türkiye’yi yönetenlerin bir çoğunun akıl hocası sayılan Kadir Mısıroğlu’nun kim olduğuna bakalım. Kadir Mısıroğlu bütün Türkiye’de kafasındaki fesi asla çıkarmadığı için fesli tarihçi olarak bilinmektedir. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne  (AKP) yakın televizyon kanallarında yayınlara çıkıyor. Mısıroğlu, hep Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e, cumhuriyete, ülkenin en önemli temel değerlerine  çok ağır sözlerle hakaretler yağdırmaktadır. “Atatürk’ü sevenler ahmak ya da sahtekardır”, “Atatürk’ü beğenen kâfirdir”, “Bizim gâvur elin gâvurundan daha şiddetlidir.” “Bir kâfiri beğendin mi namaz kılsan da kâfir olursun. Oruç tutsan da kâfir olursun. Hacca gitsen de kâfir olursun. İman hassas bir şeydir.” şu sözler Mısıroğlu’ya ait ve gâvur, kâfir diyerek Mustafa Kemal Atatürk’ü kastediyor. “Korkma diye başlıyor niye korkacağım lan dünya benden korksun….  Ayy Mehmet Akif.. Serserinin teki” burada ise İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy’dan konuşuyor.  Atatürk’e ve cumhuriyete hakaret etmek için hakkında  pek çok soruşturma ve dava  açılmış, ancak sonuçlandırılmamıştır.

Atatürk’e ve cumhuriyete yapılan hakaretlerin   suç kapsamında olduğunu göz önünde bulundururken, Mısıroğlu’nun asla ceza almaması, cesaret bulup hakaret dolu kunuşmalara devam etmesi birileri tarafından korunduğu anlamına gelmektedir. Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olup, cumhuriyeti kuran Atatürk’e, cumhuriyete hakaret eden kişiyi hastanede ziyaret ederek ne düşünüyordu? Erdoğan kimi isterse  akıl hocası olarak kabul edip,  ona  “hocam” diye hitap edebilir. Kendisinin hakkıdır. Ancak  aynı zamanda Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşanıdır ve bütün ülkeyi temsil  ediyor. Erdoğan’ın Mısıroğlu’ya  ziyareti, Mısıroğlu’nun fikirlerini paylaşmasını   ve Atatürk’e, cumhuriyete yaptığı hakaretler konusunda onunla hemfikir olmasını göstermiyor mu? Birkaç ay önce  Beştepe’de Atatürk’ü Anma Töreni’nde  herkesi şaşırtarak, beklenen seçimleri hesaba alarak,  bazı kesimlerin duygularını okşamak için Atatürk’e karşı yapılan hakaretlere tepki gösteren ve Atatürk’ü sahiplenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, yine Mustafa Kemal Atatürk’e  hakaret eden bu kişiyi  hastanede ziyaret emesi, ya artık Erdoğan’ın eskisi gibi iyi manevralar yapmadığından, ya da başka hesapları olduğundandır.

Erdoğan’ın abi diye hitap ettiği Yakup Kaldırım, Kadir Mısıroğlu ile 1976 yılında Millî Selamet Partisi’nin   İstanbul Gençlik Kolları Başkanlığı seçiminde   kongreyi nasıl dizayn ettiklerini,  oy çalarak  Erdoğan’ı nasıl seçtirdiğini yazdığı kitapta anlatmakadır. Demek ki Erdoğan karierinde büyük katkı olan kişiyi unutmamıştır. Yani Erdoğan için terazinin,  kendisine yakın olan insanların bulunduğu kefesi,   Cumhuriyetin bulunduğu kefesinden daha ağırdır.