home Türkçe Araştırmalar Yeni korkutma aracı

Yeni korkutma aracı

Türkiye’de 8 Şubat’ta Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, anlaşılmaz bir şekilde e-devlet sitesi üzerinden isteyenlere  soyağacını sorgulama hizmetini başlattı. Böyle bir sitenin açıldığı duyulunca, binlerce değil milyonlarca insan, son aylarda Türkiye’nin en tartışılan konuları olan Afrin operasyonu, şehitlerin haberleri, gelecek seçimleri bir yana bırakıp,  hemen hemen  siteye hücum etti. Ulaştırma Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre, 48 saat içinde yaklaşık dört milyon Türk vatandaşı soy bilgilerini kontrol etmek için e-devlet sitesine girdi. Uygulamanın büyük ilgi gördüğünden sistem kısa sürede çöktü.

Vatandaşların geçmiş soy bağlarına dair kayıtları görebilmelerindeki aşırı ilgi birazcık olsa da Türkiye’nin tarihini bilenlere normal gelebilir. Osmanlı İmparatorluğu  çok uluslu bir yapıya sahip olup, asırlar boyunca asimilasyon  politikasını yürütmüştür.  Osmanlı İmparatorluğu’nda 1915 yılı Ermeni Soykırımı ve diğer halkların katliamları  sırasında Ermeniler, Yunanlar ve Yahudilerin bir kısmı  hayatta kalmak için    müslümanlaştırılmış, Türkçe isimleri almıştır. Yetimhanelerden binlerce Ermeni çocuk Müslüman aileler tarafından evlat edinilip, Türk olarak büyümüşler,  sürgünde genç kızlar Türk veya Kürt erkeklerle evlendirilmişlerdir. Türk denilen milletin sadece Türk kanı olanlardan değil,  Osmanlı’nın boyunduruğundaki diğer milletlerden de oluşturulduğu  Türkler de dahil olmak üzere dünya alem biliyor.

Türkiye’de insanların etnik aidiyeti  en çok tartışılan, kanlı olaylara, suikastlara,  toplumdan dışlanmaya sebep olan    konuların başına gelmektedir. Bugünkü Türkiye’de çoğu insan  sülalede Ermeni, Yahudi veya Yunan birinin olduğunu bilerek sır gibi saklıyor. Saklama, milliyeçi kesimin hedef tahtasına oturtulmamak ve   devlet tarafından bölücülük yapmakla suçlanmamak için yapılıyor. Bugüne kadar Türkiye vatandaşlarının  geçmiş soy bağlarına dair kayıtlar Ankara’daki arşivlerde gizli tutuluyordu  ve devlet sırrı sayılıyordu. Birinin çıkıp başka millete ait olduğunu demesi, ulusal güvenliğe ve bütünlüğe tehdit olarak algılanıyordu. Yürürlükteki 1982 tarihli Anayasa’nın 66. maddesine göre, «Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.» tanımı, iktidarın  Türkiye’de Türk’ten başka herhangi bir etnik  aidiyetin bulunduğunu kabul etmemesini  gösteriyor.  Dolayısıyla herkes Türk olmak zurundadır.  Agos gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni  Hrant Dink’in, 2004 yılında  Atatürk’ün manevi kızı,  Cumhuriyetin simge isimlerinden Sabiha Gökçen’in Ermeni asıllı olduğunu kanıtlarla göstermesi affedilmedi ve 2007 yılında Dink öldürüldü. Bunları göz önünde bulundururken, iktidarın internete soyağacı yüklemeye izin vermesi, neyi hedeflediği, kimin aklını karıştırmak istedği, kimi korkutmak istediği şeklindeki sorular üzerine düşünmeye neden oluyor.

Uzmanlar vatandaşlara faydalandığı e-devlet internet uygulaması üzerinden kökenlerine dair bilgileri ciddi almamaları gerektiğini belirtiyorlar. 1800’lü yıllara kadar soy ağacını gösteren site ‘‘eksikliklerle’’ dolu. Bazı kişilerin, soy ağacında Ermeni ya da başka milletlere ait olan birilerin olduğunun bilinmesine rağmen,  sitede  etnik aidiyetleri belirtilmeyerek sadece Müslüman oldukları  kaydedilmiştir.   Buna benzer ‘‘eksikliklerin’’ ve ‘‘yanlış’’ bilgilerin olduğunu birçok kullancı belirtmiştir. Anaşıldığı üzere söz konusu bilgiler yeterince açık değil. Türkiye’deki herkesin atalarını, oturduğu mahalleyi, her şeyini  çok iyi bilen devletin  izni üzerine açılan sitede yanlış bilgilerin yer aldığı tesadüf olabilir mi acaba? Bu adımla Erdoğan yönetimi, gizli Ermeni, Yunan, Yahudi kökenleri  olan bazı etkili insanları veya çevreleri korkutmayı, kontrolü altında tutmayı hedefliyor.