home Türkçe Araştırmalar Erdoğan’ın paramiliter güçlerine suç işleme özgürlüğü

Erdoğan’ın paramiliter güçlerine suç işleme özgürlüğü

Olağanüstü hâl (OHAL) ile Türkiye’yi  yönetmeyi alışkanlık haline getirmiş Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin Aralık ayında çıkardığı 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 121. Maddesi büyük tartışmalar yarattı. Sözü geçen  maddede, “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın, 15 Temmuz darbe girişimi ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişilerin” hiçbir hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluktan kurtarılacağı belirtiliyor. Maddeyi, iç savaş maddesi olarak değerlendiren birçok siyasetçi, hukukçu ve tarihçi   bu kararnamenin  hem geçmiş suçlara af çıkardığı,  hem de sivillere silahlanma ve adam öldürme yetkisi verdiğini kaydetmişlerdir.

OHAL kapsamında  KHK’lar ülkeyi   değil, tek adam rejimini koruma  ihtiyacından çıkarılıyor. Maddeye bakıldığında sadece 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yapılanlar   değil, yarın öbürgün iktidara karşı herhangi bir barışçıl, masum protesto yapanlara yönelik iktidar tarafından tahrik edilmiş tüfekli çetelerin saldırılarının  da kolayca  15 Temmuz’un devamı sayılarak affa sokulacağı anlaşılıyor. Bu kararnameyle Erdoğan  sadece muhaliflerinin   değil, Türkiye’deki tüm vatandaşlarının  can güvenliğini tehlikeye atıyor.

En kötüsü bu kararname bugüne kadar gizli  faaliyette bulunan paramiliter güçlere cesaret verecek,   suça azmettirilmelerini kolaylaştıracak. Böyle kararname çıkarma talebinin  hangi kesimden geldiği belli. 15 Temmuz gecesinde yer alan olaylara katılmış  askerlerin sayıları insanların dikkatinden kaçmamıştı.  Erdoğan çok  az sayıda askerin katıldığı ayaklanmaya polis, jandarma, ordu birliklerini  kullanmak yerine darbeyi durdurmak için sivilleri sokaklara çağırdı. 15 Temmuz gecesi İstanbul ve Ankara sokaklarında cinayetler işleyenler Erdoğan’ın  paramiliter güçleri olan SADAT (Uluslararası Savunma Danışmanlık Ticaret Şirketi), Osmanlı Ocakları,  İBDA-C (İslami Büyük Doğu Akıncıları Cephesi), ASDER (Adaleti Savunanlar Derneği),  İHH (İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı) adamları idiler. Şimdi Erdoğan bu örgütlerin üyelerine af çıkararak,  gelcekte kendine hizmet edecekleri için serbest kalmalarını istiyor. Toplumsal muhalefetin önüne geçebilmek ve ayaklanmalarını  şiddetle bastırabilmek için  Tokat ve Konya gibi birçok yerde silahlı eğitim kampları bulunduğu, oraya giden kişilerin  eğitime tabi tutulduğu, onlara silah verildiği öne sürülmektedir. Erdoğan’ın yönetimine tehdit olması, önümüzdeki seçimlerde  iktidarın istediği  sonuçların  çıkmaması halinde sözü geçen çeteler karışıklık yaratacaklar, haklarına sahip çıkmaya çaılşan muhalifleri şiddetle bastıracaklar. Linç kültürünün meşrulaştırması, sokak milislerine suç işleme özgürlüğünün tanınması  Türkiye’nin geleceği için hiç ümit verici değil ve söylendiği gibi iç savaş atmosferine zemin  hazırlıyor.