home Türkçe Araştırmalar İyi ki ‘‘FETÖ’’ ile mücadele var

İyi ki ‘‘FETÖ’’ ile mücadele var

15 Temmuz darbe girişimi Recep Tayyip Erdoğan’ın rejimine adı FETÖ/PDY (Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması) olan  çok iyi bir koz verdi.  FETÖ Türkiye hükümeti ve yargı organları tarafından Gülen Cemaati ile ilişkilendirilmektedir. Ak Parti Hükümeti 15 Temmuz’un ertesi gününden beri FETÖ ile yoğun bir mücadele veriyor. İktidar eskiden kendine karşı direnenlere    “PKK’cidir” silahını kullanıyordu, buna ek olarak   artık yalkaşık iki yıldır daha geniş kesimleri kapsayan  “FETÖ’cüdür’’ silahını eline almıştır. Ancak her ikisini birden kullandığı zamanlar da oluyor.  En başta iktidar  yıllar önce kendisinin  yardımıyla devlet kurumlarına yerleşmiş  Gülen Cemaatinin mesnuplarını temizlemeye geçti. Gülen Cemaati ile bir şekilde irtibatı olan ama 15 Temmuz darbe girişimiyle  ile organik bir bağı olmamış herkes FETÖ’cü olma suçlamasıyla gözaltına alındı. İktidarın çılgınlığı, önüne gelen imzasız ihbarları bile sorgusuz sualsiz kabul edip işlem başlatmasına kadar vardı. FETÖ suçlamasıyla  15 Temmuz darbe girişimi ile bağlantılı kişiler (çoğunlukla asker), 15 Temmuz’a gelinen süreçte bu örgüte mali ya da insani kaynak sağlayan kişiler (çoğunluğu sivil)  ve Türk devletine ‘‘zarar vermeyi’’ hedefleyen kişiler yargılanmaktadır.

Erdoğan’ın rejimi Gülen Cemaati mensupları ile savaşırken aynı zamanda kendine karşı çıkanları da FETÖ’cü suçlamasıyla etkisiz hale getirmektedir. Erdoğan’dan  yana olmayan herhangi birinin en ufak bir faaliyetten bile rahatsız olan iktidar     Gülen ile herhangi bir bağlantısı, bunu ispatlayan hiçbir delil olmadığı halde  bile terörü önlemek adı altında  vatandaşa  suç isnat edebilir.

Türkiye’de yer alan her kötülüğü Gülen ve FETÖ’yle ilişkilendirdiği alışkanlık oluşturulmuştur. İkitdar FETÖ ile mücadelede o kadar ileriye gitmiş  ki, her şeyde Gülenin izlerini bulmaya çalışıyor. Mesela birkaç ay önce  Hero yazan tişörtleri hiçbir siyasal amaç gütmeksizin giyen onca vatandaş gözaltına alındı, yöneltilen suçlama ise ‘‘terör örgütü propagandası’’ oldu. Erdoğan’ın günlük hayatta yaygın bir şekilde kullanılan sembol ve sloganların anlamlarını başka yöne çekmeye hazır olması tahtı  için delice endişelendiğini göstermektedir. Erdoğan rejiminin bu yaptıkları birçok sözcüğün kullanılmasının yasaklandığı II. Abdülhamid dönemini hatırlatıyor. Geçtiğimiz yıl Rusya Büyükelçisi Andrey Gennadiyeviç Karlov Ankara’da,  bir resim sergisinin açılışında silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü,   soruşturma bile yapılmadan ilk sanık kim oldu, tabii ki Gülen.  Meral Akşener’in yeni kurduğu İyi Parti’nin halk tarafından ilgi gördüğünü fark edilince partiye FETÖ partisi olma suçlaması yapıldı. Böylece hukuk kapsamı dışına çıkmayan muhalifler, Erdoğan’ın iktidarına karşı olan herkes  terörle rahatlıkla ilişkilendiriliyor.