home Türkçe Araştırmalar Topraklara doyamayan Türkiye

Topraklara doyamayan Türkiye

Aralık ayında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Yunanistan’a yaptığı tarihi ziyaret öncesi Yunan televizyonuna verdiği röportajda Lozan Antlaşması’nın güncellenmesinin gerektiğini açıklaması  çok tartışıldı. Erdoğan Lozan Antlaşması’nın  A’dan Z’ye bir değerlendirmeye tabi tutulmasının gerektiğini vurgulayarak ilk önce Türkiye-Yunanistan çatışmasının  temel sorunlarından olan, Ege Denizi’nde bulunan adayların aidiyetini yeniden gözden geçirmesini istemiştir. Erdoğan’ın dediklerine cevap olarak Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos Lozan Antlaşması’nda herhangi bir hata bulunmadığını ve bu nedenle de güncellenmesine de gerek olmadığını belirtmişti. Erdoğan’ın, Lozan Antlaşması’na değinmesi ve eleştirmesi ilk defa olmuyor. Hala   Eylül 2016’da yaptığı konuşmada, Erdoğan ‘‘Sevr’i gösterdiler, 1923’te Lozan’ı bize razı ettiler. Birileri de bize Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalıştılar. Her şey ortada. Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan’da verdik’’ demişti.

Erdoğan’ın Lozan Antlaşması’nın güncellenmesinin gerektiğini sık sık dile getirmesi Türkiye’nin devlet sınırlarını genişletmek istemesine doğrudan bağlıdır. Gerek Erdoğan, gerek Türk siyasetçiler  Türkiye’nin bugünkü sınırlarının içine Osmanlı İmparatorluğu’nun terkibine girmiş toprakların dahil edilmesini istediklerini belirtmekten hiç kaçınmıyorlar. Erdoğan’ın kastettiği topraklar, 1913 tarihli antlaşmasıyla Yunanistan’a verilmiş, aralarında Midilli, Sakız ve Sisam’ın da olduğu bazı adalardır. Türkiye  Lozan Antlaşması’yla sözü geçen antlaşmayı yeniden kabul etmiş  ve 12 ada üzerindeki haklarından da feragat etmiştir.

Birkaç ada için  bir diplomasi zaferi sayılan ve gerçekten de öyle olan Lozan Antlaşması’nı Erdoğan’ın sık sık tartışma konusu yapması Türkiye için hiç uygun değil. Lozan Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu belgesi olarak kabul ediliyor. Birinci Dünya Savaşından sonra yenilgiye uğratılmış taraf olarak Lozan Antlaşması’yla Türkiye çok şey elde etti.  Türkiye’nin bugünkü sınırları büyük ölçüde Lozan Antlaşması ile çizilmiştir.  Kürdistan, Ermenistan kurulmasını öngören Sevr Antlaşması’nı  Lozan Antlaşması’ndan hiçe sayıldı. Osmanlı İmparatorluğu zamanında Batılı devletlere verilen  kapitülasyonlar  tamamen kaldırıldı ve saire.  Lozan sadece Türkiye ve Yunanistan’ın  değil, Türkiye, Yunanistan, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Romanya, Sırp-Hırvat-Sloven Devleti olamk üzere 8 ülkenin imzaladığı bir uluslararası antlaşma olduğundan sadece Türkiye’nin isteğiyle  kolay kolay  güncellenemez.  Üstelik Lozan’ın güncellemesi ilk önce  Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarının,  bağımsızlığının ve egemenliğinin tartışmalarına yol açacak. Erdoğan birkaç adanın arkasından koşarak daha büyük şeyler ve topraklar kaybedebilir. Lozan’ı Erdoğan’ın tartışma konusu yapmanın sebebi sadece birkaç ada değil. Erdoğan Lozan’ı tartışma konusu yaparak  2019 seçimleri öncesi güçlü, vatanın topraklarına sahip çıkan lider imajı yaratmak amaçlıyor.