home Türkçe Araştırmalar Hem ‘dost’ hem de ‘düşman’

Hem ‘dost’ hem de ‘düşman’

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması  ve Tel Aviv’de bulunan  ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınacağını açıklaması, bir çok ülekeden Donald Trump’a sert tepkilerin yağmasına neden oldu.  Trump ve İsrail’e sert tepkiler vermekte göze çarpan isimlerden biri Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu. Erdoğan  “Kudüs Müslümanların kırmızı çizgisidir. Bu, bizim diplomatik ilişkilerimizi İsrail ile koparmaya kadar gidebilir” şeklindeki konuşmuştu. Ancak burada Erdoğan’ın dediklerine değil, yaptıklarına bakmamız lazım.

Kudüs olayını fırsata çeviren Erdoğan  İslam lideri rölünü  oynamaya çalıştı ve İstanbul’da İslam İşbirliği Teşkilatı’nı  toplantıya çağırdı. Ancak  zirveye İslam İşbirliği Teşkilatı’nın  üyesi olan  ülkelerden yalnızca 16’sının lider düzeyinde katılması zirvenin  ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Erdoğan zirvede ABD ve İsrail’e sadece tehdit dolu sözler söyledi, ama Küdüs’ün İsrail’in başkenti olacağını engellemek için önemli hiç bir öneri yapmadı. Hatırlıyorsunuz değil mi,  Kudüs “Müslümanların kırmızı çizgisi” olacaktı. Ama gelin görün ki…

Bunlara rağmen yandaş medya Erdoğan’ı Küdüs’ün ve İslam dünyasının kurtarıcısı olarak göstermeye tereddüt  etmedi. Hatta Cezayirli bir gazeteci, Erdoğan için ‘‘Kudüs’ün yeni Selahaddin’i’’ ifadelerini kullandı ve İslam’ın yeni sözcüsünün artık Arap ülkelerinden olmadığını kaydetti.  Sözü geçen gazetecinin laf salatasını yapıcı yaklaşımdan ayıramaması merak konusu.  Yoksa herhangi bir  şahsın  hayallerini yazıyor ‘‘öylesine’’.

Filistin-İsrail meselesine Türkiye’nin aldığı  tavır hep böyle olmuştur. Filistin ile İsrail arasında nasıl bir kriz olursa  olsun,  Türkiye hep  Filistin’den yana konuşmuş, İsrail’in yaptıklarını kınamış, ama aynı zamanda İsrail ile ilişkilerini sürdürmüş ve hatta geliştirmiştir.  Mesela 14 Mayıs 1948’de İsrail’in devlet kurmasını ilan etmesinden sonra  patlak vermiş birinci Arap-İsrail savaşında Türkiye siyasi söylemlerden ötesine geçmedi ve hatta yeni devleti resmen tanıyan ülkeler arasında yer aldı. Tarih boyunca Türkiye-İsrail ilişkileri diplomatik krizlerle dolu olmasına rağmen asla kesilmemiş,   tüm bu süreç içinde ekonomik ilişkiler hiç bozulmamış, üstelik istikrarlı biçimde büyümüşlerdir. İsrail ve Türkiye arasında doğalgaz anlaşmaları ve sayesinde elde edilen büyük paralar iki ülke arasındaki ilişkilerin kesilmesine asla izin veremezler. ABD’nin İsrail Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararına Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği  tepki,  her zamanki tiyatro oyunlarının devamı idi.