home Türkçe Araştırmalar, Главные новости Türkiye-Çin ilişkilerine Uygur meselesinin etkisi

Türkiye-Çin ilişkilerine Uygur meselesinin etkisi

Türkiye’nin Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ile ilişkileri resmen 1971 yılında başlamış ve bugüne kadar inişli-çıkışlı bir seyir izlemiştir. Bu iki ülke Uygurlar için hep yarışmışlardır. Türkiye, Çin merkez yönetimiyle mücadele edip Çin’den Sican’ın bağımsız olmasını talep eden Uygurlara onlarca yıl yardım etmiştir. Türkiye’nin Uygur meselesine bakışı ve Uygurlara verdiği destek Çin ile Türkiye arasında birçok kez gerginliklerin yaşanmasına neden olmuştur. Türkiye’nin Uygurlara sahip çıkma çabaları Pan-Türkist ve yayılmacılık çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Ancak jeopolitik değişikliklerle ilgili Türkiye’nin çıkarları Çin’inkine uygun düşmeye başlayınca Türkiye kardeş saydığı Uygurlara olan tutumunu yeniden gözden geçirdi. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden dolayı Avrupa Ekonomik Topluluğunun (AET) Ankara ile ilişkileri askıya alması, Türkiye’yi yeni denge arayışlarına girme mecburiyetinde bıraktı. Bu açıdan Çin uygun bir partner idi. 1990’ların ortalarından itibaren ise Çin, Türkiye için daha çok önem kazanmaya başladı. Türkiye’nin Çin’le ilişkileri geliştirmek istemesinin temelinde siyasi, ekonomik ve askeri gerekçeler bulunmaktadır. Türkiye, siyasi açıdan kendinin üye olduğu Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesinden biri olan Çin’den destek almak, ekonomik açıdan Çin gibi hızla gelişen devasa bir ülkenin pazarından pay kapmak, askeri açıdan Batı’ya alternatif olup ucuz silah üreten ülke ile iyi ilişkilerde bulunmak istiyor. Türkiye Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu’ya jeografik açıdan yakın bulunduğundan Çin için de önem taşımaktadır. Bundan kaynaklı Çin, Avrasya politikasını yürütebilmesi ve batıya doğru gelişebilmesi için Türkiye’nin desteğine ihtiyaç duyuyor. Çıkarları için 1990’ların ikinci yarısında  Türkiye Çin’in toprak bütünlüğüne verdiği önemi vurgulamıştır. Bundan sonra Türkiye’deki pek çok Sincan Uygur kuruluşu, daha rahat çalışma ortamı bulabilecekleri ABD ile Batı Avrupa ülkelerine taşınmıştır. Böylelikle Sincan Uygur muhalefetinin ağırlık merkezi Türkiye’den Batılı ülkelere kaymış ve Türk-Çin ilişkileri iyileşmeye başlamıştır. Özelikle Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidara gelmesinden sonra Türkiye ile Çin ilişkilerinde yakınlaşma oldu. Son 15 yılda Çinli yatırımcılar Türkiye’de önemli yatırımlarında bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Türkiye’den önemli şirketlerin Çin’de yatırım yapma olanakları da artmıştır. Kıyaslama olarak 2000 yılında Türkiye ve Çin arasında 1 milyar dolar, 2015 yılında ise 30 milyar dolar hacminde bir ticari ilişki olduğunu kaydedelim. Ayrıca iktisadi çıkarların yanı sıra Türkiye’nin Çin ile ilişkilerini iyileştirmek istemesi bu dönemde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği’ne (AB) olan bağımlılığını, Çin ve Rusya gibi diğer büyük ülkelerle ilişkilerini geliştirerek azaltmak istemesine bağlıdır.
Fakat Türkiye Uygurları gereken zamanlarda kullanmaktan hala vazgeçmemiştir. Ankara ve Pekin görüşleri Uygur meselesinin yanı sıra yine birçok konuda zıt düşüyorlar. Ankara ve Pekin, Arap baharı ile 2011 sonrası ortaya çıkan süreçte özellikle Suriye konusunda karşı karşıya geldiler. Çin, Rusya ve İran ile birlikte Esad yönetimini desteklemektedir. Üstelik Çin Türkiye’nin Suriye’de Uygur savaşçıları desteklediğini ve bunların Çin’de terör eylemlerinde bulunma ihtimalini kaydederek Türkiye’yi suçlamaktadır.
Böylelikle Türkiye cephaneliğinde Uygur silahını Çin’e karşı kullanmak için hep hazır tutuyor. Türkiye kardeş saydığı Uygurların meselesini Çin’den ekonomik ödünler almak ve Türkiye’de yeni yatırımlar yaptırmak için istediği zaman gündeme getiriyor.