home Türkçe Araştırmalar Türkiye’nin «eşit» yurttaşları

Türkiye’nin «eşit» yurttaşları

Son dönemde Türkiye’de ırkçılığın tehlikeli şekilde arttığını görüyoruz. Türkiye’de faşistler, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un Ankara’da düzenlenen cenaze törenine saldırıda bulunmuşlardır. Tuğluk, Aralık ayından bu yana «silahlı terör örgütü yöneticiliği» ve «silahlı terör örgütü üyeliği» suçlarından tutuklu bulunduğu cezaevinden cenazeye katılmak üzere özel izinle çıkmıştı. Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk, vasiyeti üzerine defin için Ankara’da bulunan İncek Mezarlığı’na getirilmişti.  Cenazenin defnedilmesinden kısa bir süre sonra ilk etapta 5-6 kişiden oluşan bir grup cenazeyi protesto etmek üzere toplanmıştı. Ancak önce 5-6 kişi olan saldırganların sayısı 100’e çıkmıştır. Faşistler “Burada şehit cenazesi var, buraya terörist cenazesi gömdürmeyiz. Burası Ermeni mezarlığı değil Gömerseniz de çıkartır parçalarız!” diyerek cenazeye katılanlara saldırmışlardır. Gittikçe sayısı artan grup mezara bile saldırmaya çalışmıştır. Cenaze defnedildiği mezardan çıkarılarak tekrar morga götürülmüştür.

Olaya insanlık boyutundan baktığımız zaman en genel çerçevede pek çok şey söyleyebiliriz. En azından bu olay insanlık adına utanç verici. Ama duyguları bir kenara bırakarak bu feci olayı doğuran sebeplere bakmamız gerekir. Saldırıya polisin saatler sonra müdahalede bulunması dikkat çekti. Demek bu organize bir iş olmuştur. Toplumun her kısmına çocuktan ihtiyara kadar düşmanlık tohumları serpen, her kürsüden ağzını açtığında toplumda kutuplaşmayı derinleştiren, halkları birbirine düşürmek için elinden geleni yapan iktidar bu yaşananların tek siyasi sorumlusu, müsebbibidir ve yaratıcısıdır. Ancak bu olay, Türk toplumunda ölü insallara karşı ırkçılık gösterisinin ilk örneği degildir. Tarihin bize verdiği dersten saldırganların “Gömerseniz de çıkartır parçalarız”  lafını ciddiye almamak mümkün değildir. İstanbul’da yaşayan Yunan azınlığı başta olmak üzere diğer azınlıklara karşı da 6-7 Eylül 1955’te gerçekleşen organize toplu saldırıda saldırganlar azınlıkların mezarlarına saldırarak, ölüleri mezarlarından çıkarmış, bıçaklamış, parçalamışlardır.

Türkiye’de farklı olana, azınlıklara, “öteki”ne karşı korku ve nefret hep yaygın olmuştur, ama bazı dönemlerde ırkçılık iktidar tarafından alevlendirilip, “gereken” yöne yönlendirilmiştir. Adalet ve Kalkınma partisinin ırkçılığı yüksek oranda tutmaya çalıştığı son zaman yapılan anketlerde yansımaktadır. Mesela bir ankete gore halkın % 64’ünün Kürtlerle, Ermenilerle, Yahudiler ve Yunanlarla komşu olmak istemiyor. Türkiye’de gayri Türkler  eşit ve özgür şartlarda yaşamıyorlar, zaten öyle olsaydı Hatun Tuğluk istediği yerde gömülebilir, kızı Aysel Tuğluk jandarma eşliğinde oraya gelmez, kızının üye olduğu partinin eş genel başkanları sahte suçlamalardan  cezaevinde olmazdı.