home Türkçe Araştırmalar Erdoğan’ın Avrupa’daki baskı aracı

Erdoğan’ın Avrupa’daki baskı aracı

Avrupa’da  6 milyondan fazla Türk yaşıyor.  Türklerin kültürel olarak asimile olmadıkları Avrupa ülkeleri için birçok sorun yaratıyor. Avrupa ülkeleri daimi hale gelen paralel toplumların risklerini uzun zaman görmezden gelmiştir. Bugüne kadar Avrupa ülkeleri, Türk devletinin ‘kendi’ vatandaşlarını ve onların Avrupa’daki okul arkadaşları, iş arkadaşları ve komşularını birbirlerine karşı getirmeye çalışmasına, Ankara’nın finanse ettiği camiler ve başka devlet kurumlarıyla onları eğitmesine ve manipule etmesine göz kırpmış ve hatta büyük bir rahatlıkla izin vermiştir.

Birçok araştırma merkezinin kaydettiği gibi Recep Tayyip Erdoğan Türk diasporasını ciddiye alan ilk lider. Erdoğan,  Türkiye’deki siyasi başarıda Avrupalı Türklerin oynadığı rolünü hesaba alarak  iktidarının ilk yıllarından itibaren gözünü Avrupa’daki Türk diasporasına dikti ve bu bağlamda yoğun çalışmalar yaptı. Erdoğan’ın yıllardır, çoğu Batı Avrupa’da yaşayan Türk diasporasına heyecan verici konuşmalar yapıp, onları asimile olmamaları konusunda uyarıyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, Avrupa’daki Türk diasporasını Türkiye’ye sadık olma düşüncesi etrafında toplamya çalışıyor. Hedefi çok basit: Türkiye’ye sadık olmak, Erdoğan’a sadık olma anlamına gelmektedir. Erdoğan’a sadık olmak da, Türkiye’ye…  AK Parti’nin propagandasının hâlâ Avrupa’daki Türklerin büyük bölümü tarafından kabul edilmesinin  nedeni  sosyal statü.  Avrupa’ya gelen Türklerin yüzde 60-70’i Türkiye’nin doğu illerinden  geliyor. Yani Türkiye’de onlar  ‘siyah Türkler’ olarak niteleniyorlar. Bu kesim daha muhafazakâr, daha dindar, çoğunda İslamcı zemin var. Erdoğan propagandasını son 10 yılda Avrupa’da kurduğu siyasi teşkilatlar, açtığı dernekler ve en çok camiler  sayesinde yapıyor. Bu kurumlar Avrupa için artık bir iç güvenlik tehdide dönüşmüştüler. Erdoğan hem Avrupa  ülkelerindeki görevli imamlar ve bürokratlar aracılığıyla, hem MİT görevlileri vasıtasıyla, hem de sıradan vatandaşları kullanarak Türk toplumunu fişliyor. Bu fişlemeyi yapan görevliler »Fetöcüler» olmak üzere tüm Erdoğan muhaliflerini adım adım izliyor, onların eğilimleri ve yaşam şekilleri hakkında bilgi toplayıp Ankara’ya casusluk yapıyorlar. AKP, Avrupa’da yaşayan Türk diasporasının bir kısmını muhaliflere karşı siyasi bir silah, AB Hükümetlerine karşı diplomatik bir baskı aracı olarak kullanıyor. Artık, Avrupa hükümetleri Erdoğan’ın Avrupa’daki faaliyetlerini açıkça içişlerine müdahale olarak değerlendiriyor. Avrupa ülkeleri   yabancı devletin kendi halkı üzerindeki etkisine engel olmalı, yoksa bir süre sonra  bunun bedelini ağır ödeyecek.