home Türkçe Araştırmalar Meral Akşener’den Erdoğan’ın «tek partili» yönetimine tehdit

Meral Akşener’den Erdoğan’ın «tek partili» yönetimine tehdit

Aylardır Tür siyasi gündeminden Meral Akşener’in adı düşmüyor. Çeşitli mahfillerde Meral Akşener’in 1-2 ay içinde kuruluşunu tamamlayacağı tahmin edilen “yeni parti”  konuşuluyor. Toplumun önemli bir kısmı  Akşener’in yeni bir siyasi parti kurma çabasına girmesini   olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor ve hatta  başarılı olmasını dilediğini belli ediyor.  Akşener’in kuracağı yeni parti niye bu kadar ilgi çekiyor ?

Gayriresmi olarak Asena ya da dişi kurt olarak bilinen Akşener Türk siyasi hayatında önemli bir figür. Modern ve aynı zamanda dindar Türk kadını görüntüsüyle Türk toplumunun hem laik, hem dindar kesimleri tarafından sevilmiştir. Üstelik 1990’larda askerin siyaset üzerindeki etkisine direnmesi sayesinde İslamcılar tarafından da sevildiği belirtiliyor. Akşener,  siyasi damgası Erdoğan  gibi iş dünyası destekçisi, muhafazakar ve milliyetçi seçmenlerin havuzuna çok benzer bir havuzdan geldiğinden 2019’da yapılması beklenen başkanlık seçimlerinde Erdoğan’a karşı olası bir rakip olabilir  ve   tehdit oluşturabilir. Yeni kurulacak partinin  çekirdek kadrosunda Milliyetçi Hareket Partisinde (MHP) kongre yapılmasını isteyen,  daha sonra partiden ihraç edilen milletvekiller ile onlarla birlikte hareket ettikleri için görevden alınan MHP il ve ilçe başkanları bulunacak. Erdoğan’ın İslamcı kanadını etkileme potansiyeline sahip olan Akşener Adalet ve Kalkınma Partisinden (AKP) de  çok oy kaçırabilir. Erdoğan’dan uzaklaşan eski AKP’lilerin, bazı merkez sağ figürlerinin de yanında görülmesi bekleniyor. Ancak Akşener’in eski MHP’li olması  soldan  ve Kürtlerden oy almasını  zorlaştıracak.  Akşener’in 15 yıl boyunca Türkiye’nin aşırı sağcı bir parti olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin üyesi olması kendi siyasi görüşlerini yansıtmaktadır. Kürtlere karşı savaş yanlısı olan Akşener, Türkiye’nin uzun soluklu bir savaş içerisinde olduğu PKK militanları ile yapılan barış konuşmalarına karşı çıktı. Türkiye’de azınlıkların sayısının azalmasına rağmen, mevcut yasal yapısının azınlıkların ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olduğunu savunuyor.  Bu bağlamda Akşener’in Kürtler ve azınlıklara karşı «ırkçı» bir çizgisi olduğu yönündeki algıları yok etmesi gerekecek.

Erdoğan 2019 seçimlerine kadar muhalefeti yok etmeyi planlıyor ve yeni bir rakipçinin meydana gelmesini engelleyebilir. Erdoğan OHAL yetkisini kullanarak, Akşener’in kurma hazırlıkları yaptığı partiyi bir KHK ile kapatabilir,  ya da HDP’li Demirtaş’ın hapse atılması gibi, Akşener’in de başına benzer şeyler getirebilir. Ama  bir milliyetçiyi hapsetmek bir Kürt siyasetçiyi hapsetmek kadar kolay olmaz. Erdoğan ülkücülerin öfkesinden uyararak, belki de böyle bir şey yapmaz.

Meral Akşener zamanın ruhuna uygun her kesimin ilgisini çekebilecek parti kursa, iktidar adayı olma imkanı bulur.  Dolayısıyla bu parti milliyetçi, müslüman, demokrat ideolojisi özerinde kurularak, seçmenin karşısına çıkmalıdır.