home Türkçe Araştırmalar 15 Temmuz’dan bir yıl sonra

15 Temmuz’dan bir yıl sonra

Geçtiğimiz yıl 15 Temmuz’da, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir bölümü iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetini devirmeye çalıştı ve başarısız oldu. 15 Temmuz Askeri Kalkışması’nın üzerinden bir yıl geçti. Bu bir yıl içinde Türkiye’de çok şey değişmiş. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu krizi kullanarak ülkede olağanüstü hâl ilan etti ve   ülkeyi kendi istediği gibi şekillendirmeye başladı. OHAL iktidar tarafından ‘‘FETÖ’’ (Fethullahçı Terör Örgütü) ile mücadeleden öte, kendi rejiminin inşası için kullanıldı. OHAL birkaç defa uzatıldı ve belki de 2019 yılının seçimlerine kadar sürebilir. Recep Tayyip Erdoğan her fırsatta 15 Temmuz’da Türk halkı sayesinde demokrasisinin zafer ettiğini vurguluyor, ancak son bir yıl içinde Türkiye demokrasisi neredeyse bir diktatörlük rejimine dönüştü.

Hükümet halkın demokratik isteklerini karşılamak yerine başarısız darbenin sorumlularıyla savaşmak bahanesiyle benzeri görülmemiş bir darbeyi muhaliflere indirdi. Başlangıçta Türkiye’deki tüm siyasi partiler darbe girişimini kınadı. AKP’nin en katı karşıtları bile darbe girişimine karşı seçilmiş hükümeti savundu. Sanki birlik beraberlik ruhu hakimdi ama şu uzun sürmedi. İktidarın yaptığı baskılar, muhalefeti yok etme çabaları, sınırsız güce sahip olma perspektifi muhalefette endişeiere yol açtı ve  onu ayağa kaldırdı.

İktidara eleştiri getirip muhalefet edenler vatan haini ya da  «terörist» olarak ilan edilir.  Milletvekiller, gazeteciler, akademisyenler, yargı mensuplarının hapsedilmesi  yaygın şekilde uygulamaya konularak artık sıradan bir şey olmuş. OHAL kapsamında çıkartılan kanun hükmünde kararnamelerle muhalif medya susturuldu. RSF’nin  (Fransızca: Reporters sans frontières) 2017 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksinde 180 ülke arasında 155’inci sırada yer alan Türkiye’de, çok sayıda medya kuruluşu kapatıldı. 100’den fazla gazeteci gözaltına alındı. Türkiye profesyonel gazeteciler için dünyanın en büyük cezaevine dönüştü.

15 Temmuz 2016 darbe girişiminden bu yana ‘‘FETÖ’’cü olma suçlamasıyla 150 binden fazla kamu çalışanı ihraç edildi, 50 binden fazla kişi gözaltında alındı veya tutuklandı. İktidar partisi yıllarca Gülenci şebekeleri desteklemiştir. AKP Hükümeti sözcülerinin belirtiği gibi Fethullah Gülen Cemaati AKP iktidarı döneminde 10-15 kat büyüdü. Recep Tayyip Erdoğan yıllar önce  Gülencilerin devlete yerleştirdiklerini sağlamış. Şimdi ise  tüm ülke çapında kendinin yerleştirdiği Gülencileri temizlemeye başlamış. Görevden alınanlar  yerine atanan kişilerin  tamamı AKP’li.

Darbe girişiminden  sonra en çok Türkiye Silahlı Kuvvetleri zarar görmüştür. Türk ordusundan ‘‘FETÖ’’ mensubu olmak suçlamasıyla binlerce asker  ihrac edilmistir. Erdoğan darbe girişimini fırsat olarak kullnadırarak her zaman Atatürk ilkelerine sahip çıkan Türk ordusunu nihai olarak kendine tabi kılmaya ve gelecekte kendine karşı çıkmak için hiç bir olanak bırakmaya çalıştı.

Erdoğan Olağanüstü hal ortamında gayrimeşru bir referandum yaptırdı ve  yeni anayasayla iktidarını daha da sağlamıştır. Yasama, yürütme ve yargıyı kendi  elde toplayan Erdoğan otoriter bir devlet ortaya çıkardı. Bugüne kadar darbe girişiminin arkasında tam olarak kimlerin bulunduğunu tespit edilmedi ve  ardındaki ismin Fethullah Gülen olduğuna dair bir ize ulaşılamadı. Erdoğan Gülen yaptı diyerek  fırsata çevirip yeni bir rejim inşasında kullandı. Ancak 15 Temmuz’a ilişkin gerçekler  mutlaka bir gün ortaya çıkacak.