home Türkçe Araştırmalar Erdoğan ABD’den eli boş döndü

Erdoğan ABD’den eli boş döndü

Merakla beklenen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD lideri Donald Trump görüşmesi 16 Mayıs’ta Washington’da  gerçekleşti. ABD Başkanı Donald Trump, Erdoğan’ın ziyaretinden bir hafta önce Rakka operasyonu için  Suriye’deki Kürtlere silah verilmesini öngören kararı onaylamıştı, karar nedeniyle ziyaret öncesinde ortam gerilmişti. Erdoğan Washington’a  talep listesiyle gitmişti, listede  ABD’nin PYD’ye yardımının kesilmesi, Fethullah Gülen’in iadesi ve ABD’de tutuklu bulunan İran asıllı Türk işadamı Rıza Sarraf’ın serbest bırakılması talepleri var idi.  Ama Erdoğan’ın esas derdi ABD’nin Suriye politikasında PYD/YPG’ye verdiği destek  idi.

Gerçekleştirilmiş görüşmeden sonra yapılan açıklamalar iki ülke arasında ekonomi, ticaret, yatırım, enerji ve savunma sanayi alanlarında işbirliğini artırma konusunda hemfikir olunduğunu, ama esas konularda görüş ayrılıklarının devam ettiğini gösterdi. Gerçekten de şu andaki Amerikan politikası Türkiye’nin bölgedeki, Suriye’deki politikası ile tamamıyla ters ve iki tarafı birbirine yanaştıracak daha sıkı, etkin bir işbirliği kurulmasını sağlayacak büyük fikirler pek yok ortada. Türkiye-ABD ilişkileri zor bir döneme girdi ve bundan sonra da  zor olmaya devam edecek. Rakka operasyonu için ABD, Türkiye yerine  PYD’yi seçti ve şu durumda önümüzdeki süreçte Türkiye, Suriye ve Irak’taki Kürtlere karşı tutumunu yeniden gözden geçirmeli, yoksa hedef almaya devam etse, Ankara ve Washington arasındaki sürtüşmeyi artırabilecek.

Erdoğan, Trumpı ikna etmeye çalışmalıydı, ama sonuçlara varamayacağı beklenen bir durumdu. ABD’nin dış politikasını sadece bir insan çizmiyor, şu devlet makinası tarafından yıllar önce çiziliyor. YPG’nin silahlandırılması kararı hala Obama döneminde hazırlanıp planlanmıştı, uygulaması ise Trump’a kaldı.

Ayrıca Erdoğan-Trump görüşmesinin 20 dakika sürmesi dikkat çekti, 1959’dan bu yana bu kadar kısa bir Türk-ABD liderleri görüşmesi gerçekleşmedi. Bu 20 dakikanın 10 dakikası çeviri olsa, kalan 10 dakikada o kadar önemli konular üzerine durmak mümkün mü acaba, demek ki biçimsel bir görüşme oldu. Erdoğan Gülen ve Rıza Sarraf konularında da hiç bir sonuç alamadı ve ABD’den   eli boş döndü.