home Türkçe Araştırmalar Türk hoşgörüsüzlüğü ABD’ye de taşındı

Türk hoşgörüsüzlüğü ABD’ye de taşındı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan’ın 16-17 Mayıs’taki ABD ziyaretinde Erdoğan-Trump görüşmesinden daha fazla ses getirmiş olay yaşandı. ABD’de yaşayan Kürt, Asuri, Ermeni, Yunan ve Yezidi toplumun temsilcileri, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği konutu önünde Recep Tayyip Erdoğan’ı protesto etmek için toplanmıştılar. Aynı zamanda konutun önünde Erdoğan’ı destekleyen, ellerinde Türk bayrakları olan grup da toplanmıştı. Erdoğan Büyükelçilik konutuna girmeden önce ellerinde “Demirtaş’a özgürlük” pankartı taşıyan grup Erdoğan aleyhine slogan atmaya başlamıştı. Bunun yüzünden ellerinde Türkiye bayraklarıyla konutun önünde toplanan grup ile protestocu grup arasında tartışma çıktı. Sonra tartışma kanlı kavgaya dönüştü, daha doğrusu dönüşmedi, dönüştürdüler.

Bütün Amerika’nın dikkatini çekmiş olaydan sonra Amerika’nın Sesi bir video yayınladı, videoda  kavganın kimilerin başladığı gayet net görülüyor. Olay şöyle oldu; Erdoğan’ın Büyükelçilik Rezidansına geldiği zaman kavga henüz başlamadı, Erdoğan olup  bitenleri  aracından izlemeye başladı, sonra  korumasıyla yaptığı konuşmadan  sonra protestoculara yönelik bir saldırı gerçekleştirildi. Korumacılar barışçıl protestoculara saldırdılar,  bir koruma, eylemci kadının boğazını sıktı, başka korumalar protestocuları darp etti. Yere düşen eylemcileri de tekmelediler.  Daha sonra videonun ses analizini yapan uzmanlar saldırı talimatının Erdoğan tarafından  verilmesini söylediler.

Bu Erdoğan’ın korumalarının protestoculara ilk saldırısı değil! 5 Şubat 2016 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekvador’daki programı süresinde korumaları, protestocu bir grup kadına saldırı yapmışlar,  30 Mart 2016 tarihinde de Erdoğan, Nükleer Güvenlik Zirvesi’ne katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak için gittiği Washington’da protesto ile karşılaşmış, protestocular korumalar tarafından yine darp edilmişti. 10 Haziran 2016’da ise Erdoğan’ın korumaları, Amerikalı gizli servis yetkilileri ile tartıştı.

Erdoğan, Türkiye’de değil, Amerika’da  bulunduğunu unutmuştu ve Türkiye’de olduğu gibi orada da ifade özgürlüğünü ve eylemleri bastırabileceğini düşünmüştü. Erdoğan’ın yüzsüzlüğü o kadar artmış ki, artık kendine özgü, hoşgörüsüz  davranışı Türkiye dışına da taşıdı. Bu olay Türk hükümetinin  azınlık gruplara, siyasi muhaliflere ve  basına  karşı olan tutumunu yansıttı. Ama  Türkiye’ye kıyasla, bu saldırı küçük bir şeydir. Türkiye’de yaşanan insanlar her gün saldırıya uğruyor, tutuklanıyor ve işkence görüyor. Azınlık gruplara gelince, Türkiye’de onların durumu çok kötü, Türk hükümeti azınlıkların meselelerini yok sayıyor. Protestoyu niye  Kürt, Ermeni, Yunan, Asuri  ve Yezidi toplumun temsilcileri yapıyordu, çünkü Türkiye’de en çok şu milletlerin mensupları her gün zarar görüyor, aşağılatılıyor ve toplumdan dışlanıyorlar. «Ne Mutlu Türküm Diyene» sözü boş yere söylenmiyor ve Türkiye’nin azınlıkları inkar etmesinin tam kanıtıdır. Erdoğan’ın demokrasinin beşiği olan ABD’de böyle bir saldırı yapması cezasız kalmaktan dolayı oldu ve eğer bu defa da cezasız kalsa, artık onu durdurmak çok zor olacak.