home Türkçe Araştırmalar Batı’ya karşı ortak bir dil arama ziyareti

Batı’ya karşı ortak bir dil arama ziyareti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 9 Martta iki günlük ziyaretle Moskova’ya gitti.

İlk önce taraflar, en azından Türk Kara Kuvvetlerinin Suriye sınırının yakınlarında Rus bombardman uçağının düşürüldüğü 2015 yılının Kasım ayına kadar olan ticaret, ekonomi ilişkilerinin hacmini yeniden düzenlemek istiyor. Şu olaydan sonra Moskova Türkiye vatandaşlarının Rusya’ya vizesiz girişini iptal etti, Türk bir sıra mallarının ithalatini yasakladı, Rusya Federasyonundaki Türk firmalarının faaliyetini sınırladı, Türkiye’ye charter uçuşlarını yasakladı, Rusyalı turistlerin akımını azalttı,   Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’nin inşaatini kısmen durdurdu ve Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinin gerçekleştirilmesini askıya aldı. Genel olarak bu girişimler hem Rusya, hem Türkiye’nin ekonomilerine zarar verdi, ama sonuncusunun ekonomisi daha büyük çapta zarar gördü.

Aynı zamanda sözü geçen olaylar daha önce Rusya ile ilişkilerde Ankara’nın  ‘‘ekonomi ayrı, siyaset ayrı’’ mantığıyla hareket etmesinin  boşuna dönüştüğünü gösterdi. Ama en önemli olan Rusya-Türkiye ilişkilerinde karşılıklı siyasi güvenin bozulmasıdır. Bu konuda Rusya Federasyonu’nun Başkanı Vladimir Putin yabancı ülkelerin yeni elçilerine vakaletnameleri teslim etme töreninde yaptığı konuşmada Moskova’nın terörle mücadelede  mevkidaş ve müttefik olarak kabul ettiği tarafların haince  arkadan vurmasını  tamamen anlaşılmaz olarak gördüğünü söyledi.  Daha sonra Türkiye Rusya’dan  Rus Su-24 uçağının düşürülmesi  için üst seviyede özür diledi, bundan sonra iki ülkenin ilişklerinin düzenlemesine yönelik adımlar atmasına karar alındı. Ancak Putin-Erdoğan ilişkilerinde siyasi güvenin yeniden kazanma süreci hala ilk safhada bulunuyor.

İki ülke Suriye konusunda anlaştı, dahası Rusya-Türkiye ittifakına İran da katıldı. Bu, IŞİD’le mücadelede ve Suriye’de Rusya, Türkiye ile  İarn’ın baş oyuncular  olduğundan   Orta Doğu bölgesinde stratejik durumun önemli değişmelerine neden oldu. Ama bu ittifakta tarafların planları ve istekleri çok farklı, hatta birbirlerine ters düşüyor. Burada devasa jeopolitik perspektifler, çok karmaşıklıklar, özellikle ciddi boyutta mücadeleye dönebilecek rekabet var ve bu ittifakın ne kadar ileri gidebileceği belli değil. Ankara bu ittifaka katılarak Batıdan ayrı özgür politika yürütmek, Orta Doğu’da  baş oyunculardan biri olmak istiyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, herhangi bir merkeze bağlı olmamak için şimdi denge politikası yürütmeye çalışıyor ve bu Batı’ya karşı ortak bir dil arama ziyaretiydi.