home Türkçe Araştırmalar Türkiye üniversiteleri finansmandan oldu

Türkiye üniversiteleri finansmandan oldu

Türkiye eğitim sisteminde haksızlıklar yeni değil.  Yükseköğretim kurulu devletin resmi görüşleriyle çakışmayan araştırmalara karşı daima engeller kuruyor, bilim adamların özgürlüğü sınırlamaya çalışıyor. Üstelik okul ve üniversitlerde her türlü dinsel ve ulusal ayırım da yaygın. Örneğin, bazı Türk haber sitelerine göre Istanbul üniversitesi profesörlerinden biri Necmettin Kamil Sevil araştırma görevlisine Kürt olduğu için “Senin zekân sosyal bilimlerde tez yapmaya yetmiyor, yetersizsin” dedi. Aynı kişi diğer öğrenciye,   “Laz olduğun için kafan öğleden sonra çalışmıyor”” diye hakaret etti.

Bütün bunlardan dolayı Türk fonları bile artık Türkiye üniversitelerine destek verme yerine yabancı ülkelerde çalışan Türk kökenli bilim adamlara yardım etmeyi tercih ederler.   Mesela, Yıldız  Holding Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Laboratuvarı’na 24 milyon dolar  bağışlamaya karar verdi. Laboratuvar başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, “Bu bağış bence bilime yapılan bir destek. İlk kez bir Türk araştırmacıya bu seviyede bir destek veriliyor. Yıldız Holding bu hamlesi ile Harvard’daki bir Türk araştırmacının, birçok Türk arkadaşı ile yaptığı çalışmaları güvence altına alıyor.” dedi.

Gökhan Hotamışlıgil dünyaca ünlü biyoloji uzmanıdır. Ancak o bile Türkiye’de rahat çalışamaz.  Harvard’da professor olan Hotamışlıgil Türkiye’de bir özel vakıf üniversite’ye mütevelli olarak girmek için Yök’e bir sürü belgeler verme ve altı ay beklemeye mecburdu.

Bilimsel araştırma için akademik özgürlüğün önemli olduğunu vurgulayan Hotamışlıgil bu konuda Harvard’daki ortamı şöyle anlattı: “Burada kimse üniversiteye gelen büyük bir fonun benim kontrolümde olmasından rahatsız olmuyor. Üniversitede rektör dahil hiç kimse bir araştırmacıya şunu neden yaptın, bunu neden yapmadın diye hesap soramaz. Bilimsel ahlaka uygun olmayan işler dışında bir kontrol olamaz, departmana öğretim üyesi alacaksam ‘kadro yok’ diye bir olay olamaz. ‘Bu adam siyaset yapmış, protestoya katılmış’ diye kısıtlama olamaz. En önemlisi bilimsel özgürlüktür.

Gerçekten Türkiye’de finansmanla ciddi problem yok. Fakat ülkedeki marazi havada hiç yüksek yetenekli uzman çalışmak değil,  kalmak bile istemiyor.