home Türkçe Araştırmalar Başbakanı Erdoğan՛ın Avrupa maceraları

Başbakanı Erdoğan՛ın Avrupa maceraları

Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın 20 Haziran’da yer alan Viyana ziyareti Avusturya iktidarları için ciddi tedirginlik kaynağı oldu. Farklı politikacılar sert açıklamalar yaptılar. Yeşiller Partisi Milletvekili Peter Pilz ise Twitter hesabından yaptığı açıklamasında “Erdoğan’ı havaalanından geri çevirelim. Ülkeye sokmayalım” dedi.  Avusturya Dışişleri Bakanı Kurz, 13 Haziran’da yayımlanan röportajında da Başbakan Erdoğan’ın Viyana’da yapacağı konuşmayla ilgili, «Başbakan Erdoğan’ı açık bir şekilde uyarıyorum. Avusturya toplumunu bölemez. Entegrasyon titizlik isteyen zor bir durum. Yanlış bir söylem bizi geri götürebilir ve ortamı zehirleyebilir. Eğer pozitif bir konuşma yapıp, Almanca öğrenmek ve devlete sadık kalmak gibi konuları ele alırsa bize yardım etmiş olur. Bunu ondan bekliyorum. Ama eğer Almanya’daki gibi tersini yaparsa sadece biz değil, aynı zamanda Türk göçmenlere de zarar vermiş olur» demişti.  Buna cevap olarak kendilerini Cyber-Warrior Akıncılar  Kurz’un internet sitesini çökertti. Grup, Kurz’un sitesine Türkçe, İngilizce ve Almanca olarak «Sen de kimsin ufaklık? Bizim başbakanımızın nasıl konuşacağına sen karar veremezsin. Başbakan Erdoğan, o üstünde bulunduğunuz topraklara, Viyanalara kadar ulaşan ecdadın torunudur! Biz Akıncılarız, Biz Osmanlı’yız, Biz Türkiye’yiz» yazdı.

Avustrya yetikililerin tedirginliği asılsız değildi, Erdoğan bütün uyarılara rağmen hem Avustrya’da, hem de Fransa’da Türklerle konuşurken eski çağrıları tekrarladı, «Asimilasyona hayır, entegrasyona evet, tamam. Almancayı gayet iyi öğreneceksiniz ve Avusturya toplumuyla münasebetlerinizi çok iyi bir noktaya taşıyacaksınız ama asimile olmayacaksınız». Daha sonra Fransa’da da aynı şekilde konuştu, “Kendinizi kimliğini muhafaza ederken buranın diline mahkum kalmayın. Siyasetten, spordan, kültürden kendinizi soyutlamayın. Fransa’nın sizin gibi insanlara ihtiyacı var. Asimile olmayın, çocuklarınızın da asimile olmasına izin vermeyin.

Sizler asla ümitsiz olmayın, boynunuzu asla yere eğmeyin. Sizin ülkeniz büyük bir ülke, büyümeye de devam edecek. Onlar saldıracak biz savaşacağız. Fransa vatandaşlığınızı unutmayın. Gurur duyun kimliğinizle. Özellikle de dilinizi ve inancınızı asla unutmayın, unutturmayın!

”. Üstelik Fransa’da vatandaş olup Türkiye’nin çıkarları Avrupa’da savunma çağrısı yaptı. “Benim sizlerden ricam var. Fransa’da 620 bin Türk var… Neden müracaatını yapıp çifte vatandaş olmuyor? Fransa vatandaşı olmayan Türk vatandaşıma sesleniyorum. Aynı zamanda Fransa vatandaşı olun, bunu ihmal etmeyin. 620 bin Türk olarak bu pasaportu almanın ötesinde vatandaşı olmanız gerekir. Yasal haklarınızı kullanmalısınız. Faydası var, zararı yok. Kim size farklı bir şey söylüyorsa biliniz ki iyiliğinizi istemiyor. Sizler bizim Fransa’daki elçimizsiniz. Tavsiyem var hep söylüyorum… En az üç çocuğunuz olacak… Sakın ha! 5 diyorsunuz eyvallah! Gökten ne yağar ki yer kabul etmez…. Paris’te de varız Lyon’da da varız, bizi yıkamazlar”.

Avrupa ülkelerine de bazı ilginç mesajları gönderdi.  “Bizler Kanuni Sultan Süleyman’ın torunlarıyız. Bizler Dördüncü Mehmet gibi kahramanların mirasçılarıyız. Biz bugün Viyana’ya gönüller kazanmak için geldik. Bizden hiç kimsenin korkmasına çekinmesine tedirgin olmasına gerek yok. Biz Avusturya’da Almanya’da, Avrupa’nın tüm ülkelerinde emeğiyle barış ve dostluk mesajlarıyla var olan bir milletiz.

….Bizim hiçbir ülkenin iç politikasında gözümüz yok. İç siyasetine müdahil olmayız. Bizim tek meselemiz var, o da sizlersiniz. Sizlerin hakkını savunmak için sizlerin sorunlarını çözmek  için ne gerekiyorsa onu yaptık, onu yapıyoruz, yapacağız….

….Avrupa’da yükselen ırkçılığa karşı islamofobiye karşı sizleri savunmak, sizlerin hakkını göz etmek bizim en tabii vazifemizdir. Hem sizlerin, hem Avusturya makamlarının, hem de Avrupa’daki tüm ülkelerin şuraya dikkatlerini çekiyorum”.

Yıllardır Türkiye’nin hayali olan AB üyeliğine de değindi, “AB’ye tam üyelik Türkiye’nin stratejik hedefidir. Reformlarımızı buna göre yaptık yapıyoruz. Ama hiç kimse bizi doğudan güneyden kendi tarihimizden medeniyetimizden öz be öz kardeşlerimizden koparamaz…

….Hiç kimse Türkiye’nin büyümesinden korkmasın. Hiç kimse yeni Türkiye’den ürkmesin. Yeni Türkiye Avrupa için büyük bir imkandır. Yeni Türkiye Avrupa’nın önemli bir seçeneğidir, çıkış yoludur. Doğu’ya Müslümanlara açılan yegane sağlam kapısıdır”.

Iyi siyaset uzmanı olmasan da, belli ki Türkiye dış politikasının ilkeleri değişiyor, artık Avrupa hayranı olmak istemiyor.  Osmanlı mirası birdenbire hatırlayarak eski Osmanlı kudreti ve azameti kazanma hayali var Türklerin.  Ancak şimdi  yalnız kılıçla, orduyla  değil, Avrupa’da yaşayan Türklerin potensiyelle savaşabilirler. Avrupa azalan ve yaşlanan nufusu  hesaba alsak 3-5 tane çocuk doğurarak  uzun vadede bir damla kan dökmeden Avrupa’nın sahipleri olabilirler.